Ücretsiz Kargo ve aynı gün kargo

Botanik Adı: Thymus vulgaris

Koku Profili: Otsu, Baharatlı

Menşei: İspanya

Yetiştirme: Sertifikalı organik

Sertifika: DE-ÖKO-007

Üretim Yöntemi: Distilasyon

Kullanılan Bitki Kısmı: Çiçek / Bitkinin tamamı

Başlıca Kemotipler: 1,8-Sineol, Kafur, Kampen, Alfa- & Beta-Pinen, Borneol, Linalool, Alfa-Terpineol

Ana Bileşen: Kekik Yağı


Bitki Hakkında

 


Bazı bitki türlerinin adeta bir bukalemun gibi davrandığını, coğrafi kökenlerine bağlı olarak farklı etkiler gösteren uçucu yağlar ürettiğini biliyor muydunuz? Kekik, biberiye ve fesleğen bu eşsiz olgunun en güzel örneklerindendir.


Farklı türleriyle kekik, özellikle soğuk mevsimlerde bağışıklık sistemi için güçlü bir destekçi olabilir.


Oldukça ilginçtir: Aynı bitkiden bahsediyoruz, sadece farklı bölgelerde yetişiyor ve uçucu yağ üretiyor. Ancak yetiştiği yere bağlı olarak bu yağların etkileri tamamen değişebiliyor. Bu gerçekten büyüleyici değil mi?


Örneğin Kekik Sineol, %32 oranında 1,8-sineol (oksit grubu, aynı zamanda ökaliptol olarak bilinir) ve %11 oranında kafur (keton grubu) içerir. Oksit bileşeni, bu yağın inhalasyon karışımlarında özellikle uygun olabileceğini düşündürmektedir.


Kekik, Fransa ve İspanya kökenlidir. İlkbaharda bu bodur çalı bitkisi gövdeler ve küçük yapraklar geliştirir. Çiçek durumu dantel benzeri bir görünüm sergiler; çiçekler pembe, beyaz veya açık mor renkte olabilir. Çiçeklenme dönemi Mayıs–Haziran aylarıdır.


Kokusu baharatlı ve limonsu olarak tanımlanabilir. Başlıca kimyasal bileşenleri arasında linalol, linalil asetat, geraniol, geranil asetat, beta-karyofillen, alfa-terpineol ve borneol bulunur. Bu bileşenler antiviral ve antimikrobiyal etkileriyle bilinir.


Bergamot, limon, melisa, lavanta, lavandin, mercanköşk, çam ve biberiye gibi yağlarla iyi uyum sağlar.

Kozmetik ve parfüm endüstrisinde birçok ürünün içeriğinde yer alır. Gıda sektöründe, özellikle içecekler ve et ürünlerinde yaygın olarak kullanılır. Kekik, Avrupa doğal tıbbında her zaman en önemli bitkilerden biri olmuş; zihni canlandırma ve gerginliği azaltma özellikleri nedeniyle yüzyıllardır övgüyle anılmıştır. Sümerler, Mısırlılar, Yunanlar ve Romalılar tarafından da şifa amacıyla kullanıldığı bilinmektedir.